Molveth Deniz’e yaz

İnsanlar

İki ad, bir kapı

Molveth bir sinyal masası değildir. Deniz Aksoy, Cemre Yıldız, sekiz sandalye, üç defter. Ürünün adı Molveth. Hesap yönetilmez. Çalışılacak bir kâğıt yorumlanmaz.

Deniz Aksoy

Mektubu okur. Liste satmaz. Yer varsa yazar. Yoksa yine yazar: başka tarih veya hayır. Günlüğü tutar — üç cümle, başka bir şey değil. «Pazartesi ne yapılır» sorusuna yanıt vermez. Çarpık bir cümleye, gönderirseniz, yanıt verir.

Sekiz sandalyenin takvimini de Deniz tutar. Satış sekreterliği değildir. «Kapatmak» için aramaz. Terimler yazdıysanız ve salı doluysa sonraki salıyı söyler. On isim yapıştırırsanız sizinkini ister, yalnızca.

Cemre Yıldız

Salı ve cuma açar. Tebeşiri tutar. Sayıyı siler. Ankara’da oturur. Hesap yönetmez. Evdeki ekranlarınızı «takip etmez». Akşam bitince tahta silinir.

Başta az konuşur. Çizer. Sonra ne gördüğünüzü sorar. Platform jargonuyla yanıtlarsanız bekler. Gövde ve boşlukla yanıtlarsanız devam eder. Mikrofon yoktur. Masa vardır.

Odada duruş

Söylenmeden film çekilmez. Başkasının sesi kaydedilmez. Ekran görüntüsü yapıştırılacak bir kurs sohbeti yoktur. Çizimi yeniden görmek isterseniz elle yeniden çizersiniz. Yavaştır. Kalır. Bir kez gelip dönmeyen kovalanmaz. Sandalye boşalır.

Deniz’e yaz